İsviçre’de üç kez bypass ameliyatı geçiren ve 2007 yılında kalp nakli olan 82 yaşındaki Mehmet Akgün, bu kez İstanbul’da zorlu bir operasyonla hayata tutundu. Daha önce defalarca pil takılıp çıkarılan, damar yapısı nedeniyle yüksek risk taşıyan hastaya kalp pili takıldı. Kalp nakli sonrası ortalama yaşam süresi sınırlı olarak bilinirken 18 yıldır yaşamını sürdüren Akgün, “Hastalığım sonrası saatle yaşamayı öğrendim” diyerek disiplinli yaşamın önemine dikkat çekti.
İsviçre’de yıllarca kalp tedavisi gören, üç kez bypass ameliyatı geçirdikten sonra 2007’de kalp nakli olan Mehmet Akgün, bu kez Türkiye’de yüksek riskli bir operasyonla yeniden sağlığına kavuştu. Daha önce defalarca pil takılıp çıkarılan ve damar yapısındaki anomaliler nedeniyle operasyonu oldukça riskli görülen Akgün’e, İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi’nde özel yöntemlerle kalp pili takıldı. Doktorlar, yaklaşık 18 yıldır nakil kalbiyle yaşamını sürdüren hastanın durumunun iyi olduğunu belirtti.
“Saatle yaşamayı öğrendim”
Mehmet Akgün, İsviçre’de gördüğü tedavilerin ardından disiplinli yaşamayı öğrendiğini belirterek şöyle konuştu:
“İsviçre’de bize ilaç nedir, nasıl içilir, kullanılır onların eğitimini verdiler. Sonra yürüyüş şekillerini anlattılar, orada saatle yaşamayı öğrendim. 2007 yılında kalp nakli oldum. Nakilden sonra sabah 6’da kalkıyordum. Bir saat yürüyordum. Eve geldiğimde tansiyonumu ölçüp yazıyordum, kilo kontrolü yapıyordum. Kan şekerimi ölçüp ona göre insülin kullanıyordum. Kahvaltıdan sonra da hastalığım hakkında araştırmalar yapıyordum.”
Akgün, doktor-hasta ilişkisinin önemine de dikkat çekerek, “Bu hastaneye bu yıl içinde üçüncü gelişim. Doktorların yardımseverliğinden çok memnunum. Doktor-hasta ilişkisi ilaç kadar önemli” dedi.
“8 saniyelik ritim duraklaması tespit ettik”
Kardiyolog Dr. Öğr. Üyesi Hacı Çiftçi, hastanın oldukça komplike bir vaka olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hastamızın öyküsünde üç kez bypass ameliyatı geçirdiğini ve en son 2007 yılında kalp nakli olduğunu öğrendik. Kalbin durmasına bağlı yaklaşık 8 saniyelik ritim duraklamaları tespit ettik. Bunun üzerine kalp pili takma kararı aldık. Ancak bağlantılı damar anomalileri nedeniyle süreç oldukça zorlaştı. Hibrit yöntemler kullanarak kalbin sağ tarafına ulaşmayı başardık ve işlemi başarılı şekilde gerçekleştirdik.”
Çiftçi, pil sonrası hastanın nabzının kontrol altına alındığını belirterek “Hastamız klinik olarak rahat durumda ve taburculuk aşamasına geldi. Bu kadar komplikasyon yaşamış, üç kez bypass geçirmiş ve kalp nakli olmuş bir hastada pil işleminin yapılamaması yaşam süresini ciddi şekilde etkileyebilirdi” diye konuştu.
“18 yıl nakil kalbiyle yaşaması büyük başarı”
Kardiyolog Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz ise Mehmet Akgün’ün oldukça özel bir hasta olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Üç kez bypass olmuş, sonrasında kalp nakli geçirmiş bir hastadan bahsediyoruz. Daha önce yurtdışında da birkaç kez işlem denenmiş ancak başarılı olunamamış. Hastanın hem kalp piline hem de şoklama cihazına ihtiyacı vardı. Ayrıca daha önceki operasyonlara bağlı yapışıklıklar ve damar tıkanıklıkları nedeniyle ulaşmak istediğimiz bölgelere erişmek oldukça zordu.”
“Standart yöntemlerin dışına çıktık”
Gökdeniz, hastanın 18 yıldır nakil kalbiyle yaşamasının dikkat çekici olduğunu belirterek, “Kalp nakli sonrası 18 yıl yaşamak gerçekten çok iyi bir süre. Bu hem hasta hem de nakli gerçekleştiren merkez açısından büyük bir başarı. Biz de standart yöntemlerin dışına çıkarak, daha önceki vakalardan edindiğimiz tecrübelerle bu işlemi başarıyla gerçekleştirdik” dedi.
